17 Ocak 2017 Salı

Kobe depreminin 22. yıldönümü..

1. Ayın 17'si Japonya'nın en büyük depremlerden biri olan "Kobe depremi"nin 22. Yıl dönümü. Dün gece saat tam 5:46 da bambu ağaçlarının içine mumlar yakıldı.
Depremde yakınlarını kaybedenler bir araya toplandı.
1995 de kobe'nin kuzeyi tamamen yok olmuş. 7.3 olan depremde hayatını 5 binin üzerinde insan kaybetmiş :( Aslında bu ölenlerin çoğu depremden değil de depremde çıkan yangında ölmüş:( Kansai bölgesinin en büyük depremi olmuş bu güne denk.
Japonya gibi ekonomi devi bir ülkeyi hep bir afet yıkıyor.
Ama her zaman 1 haftada ayağa kalkmayı başarıyorlar.. Adamların ülkesinde yok yok. Tsunami, volkanik dağlar, eski yapılar yüzünden en büyük yangınlar.
Biri bitiyor öbürü başlıyor. Geldim geleli her iki günde bir 1 doğal afet oluyor.
Ve hala bizim ülkemizden çok çok düşük vergi (%8) ile yürütülüyor bu ülke.
Şimdi o tamamen sıfırdan kurulan şehir zenginlerin en çok oturduğu bölge olmuş.
Birisi Kobe 'Ashiya' da oturuyorum diyince hemen Ooo diyor insanlar..
O kadar çok gelişmiş ve güzelleşmiş bir yer yani.


Kobeli eşiniz, dostunuz varsa bir selam verip hal hatır sorun bugün.
Bizim Marmara depremiyle aynı dönemlerde olmuş:(
Kobeyi çok seviyorum. Japonya'nın Bursa'sı diyorum.
Aynı Bursa'ya benzeyen Uludağ'a çıkar gibi teleferiği var, İnegöl oylat gibi orman içinde kaplıcası var, sahil şehri vs.. Osaka ile bitişik şehir..
Dağların tam ortasında dümdüz bir ova üzerine kurulmuş.
Kobe'nin bir ucundan, diğer ucunu rahatlıkla görebiliyorsunuz:)
Şehrin eteklerinden yukarıya teleferikle çıkıyorsunuz. Sanki Uludağ'a çıkar gibi..
Teleferikle yukarı çıkarken tüm şehir ayaklarının altına seriliyor.
Osaka'dan çok çok güzel bir şehir bence. Önü deniz, arkası orman ikisi bir arada :)
Osaka ile Kobe aynı İstanbul, bandırma gibi bir deniz var arada.
Tek fark iki şehir arasında trenle 45 dakikalık mesafede :)
Bandırma ile İstanbul arası en az 2-3 saat sanırım??

15 Ocak 2017 Pazar

Japonların Alaturka tuvaletleri..

Japonya diyince akla robotlar, bilimde tavan yapmış bir ülke, zenginlik, çizgi filmlerdeki rüya gibi bir yaşam göz önüne geliyor. Ama Japonya'da hala biz Türkler gibi 50 yıl öncesinden beri kullanılan alaturka eşyalar bulabilirsiniz:)
Japonların tuvaletlerin hepsi akıllı klozetli, yerden ısıtmalı, masajlı su fıskiyesi yok:))
Japonlar'da biz Türkler gibi hala yer tuvaleti kullanıyor.
50 yaşından büyük eski evlerde hala alaturka tuvalet bulabilirsiniz.
Bazıları değiştirmişler ama gittiğim çok eski tarihi evlerde yer tuvaletiyle karşılaştım.
AVM'ler de muhakkak bir tane alaturka yer tuvaleti bulunur.
Avm'nin her katında 5-6 tane wc kabini vardır.
Bu kabinlerin üzerlerinde tuvalet resmi yapıştırılmış.
Alafranga mı? Alaturka mı? Bu resimlerden anlıyorsunuz.
Tren istasyonların %90 nında yer tuvaleti var. 4 tane tuvalet kabini varsa ikisi alaturka, ikisi de alafranga oluyor. Bence çok iyi birşey bu.
Çünkü bir istasyondan günlük en az 2 milyon insan gelip geçiyor.
Bunlardan en az 500'ün kullandığı klozeti kullanmayı asla düşünemem.


Eski japon restaurantların %70'i hala yer tuvaleti kullanıyor.
Bizim alaturka tuvaletinde ki gibi yanında taharet musluğuda maşrafası da yok :)
Anlayacağınız taharet kültürüde yok.. Bol bol tuvalet peçetesi bulunur bak:p
Oturuş şekli bizimkinden farklıdır. Bizimkinin tam tersine oturuyorsunuz.
Yüzünüz duvar tarafına dönük olmalı.
Duvarda bulunan tank vakumlu olduğu için tertemiz yapıyor tuvaleti :)
Ters otururum da benden bir iz kalır diye korkmayın.
Sizden hiç birşey kalmıyor tazikli su sayesinde :)
Bu eski alaturka tuvaletlerin yerleri de taştan oluyor. Kayma riski olmasın diye.
Birde yerden 30 santim kadar yüksekte kalıyor. Yere oturmak için değildir herhalde?
Şaka şaka sakın öyle sanmayın içine düşersiniz haa :))

14 Ocak 2017 Cumartesi

Kyoto'nun insan gücü faytonları..

Kendimi bildim bileli bir İstanbullu olarak hep büyük adadaki faytonu çeken atlar için eziyet çektiklerini sürekli dile getiriyorlardı. Bir at ile bir insanın gücünü karşılaştırabilirsiniz?
İki at 4 kişiyi çekerken, 1 insan 2 büyük ile 2 çocuğu aynı anda yarım saat gezdiriyor.
150-200 kiloluk bir atın 50 kiloluk bir insanı taşıması normal de, 60 kiloluk bir insanın 60+60 iki insanı nasıl taşıyıp götürebiliyor aklım ermiyor..
Cidden büyük bir emek var bu işin içinde. Ücretleri ciddi yüksek ama hak ediyorlar!
Japonya'nın Kyoto şehrinin "Arashiyama" da bu tip insan faytonları var.
Japoncası "Jinrikisha-人力車" dır. 30 dakikası 5 bin yen (150 TL) idi benim sorduğum kişi.
Pazarlık da yapılıyor çok isterseniz. Ama benim yüreğim de, cebim de el vermedi :)

Bin yıldır sürdürüle gelen bu insan gücü faytonları bir kaç şehirde de bulabilirsiniz.
Örneğin: Tokyo'nun asakusa semtinde var. Ama Tokyo düz ayak bir şehir.
Kyoto düzlük bir alan üzerine kurulmamış. Aynı İstanbul gibi bayırlı, tepeli bir şehir :)
İstanbul'a 7 tepe diyorlar da vallahi billahi yalan :) En az 70 tepesi olduğuna imzamı atarım:)
Bu adam cağızlar da iki kişiyi hatta çocuklu aileleri 3-4 kişiyi ayak gücüyle gezdiriyor.
Arashiyama en azından düz ayak sırf oradakiler şanslı. Kyoto merkezindekilerin Allah yardımcısı olsun.. Dik yokuş yukarı çıkışlarını görmeniz gerek!
Bir de 3-4 kişi olan arabasını sırtına dayayıp, topuklarıyla yokuş aşağı inişleri yokmu :(


Instagram sayfamdanda ( @osakaninmuhtari )paylaştım bu resimi.
Fotoğraf altına, japonca adını hastagla girdiğim için farklı resimlerini de görebilirsiniz.